Selam 7 - Murdar Zamanlar, Murdar Gruplar

Yazar : Ahmet H. Çakıcı Tarih : 5 Mar 2014 0 yorum
Önceki Yazı : Selam 6 - Allah Dediklerinde de Sahte


                                                Cahiliye ayrılmak, ilgileri kesmek temayülüdür.                                      Bunun içindir ki, bütün cahiliye devirleri, insanların                                       birbirlerinden ayrı ve birbirlerine düşman yaşadıkları, küçük küçük grupların murdarlaştıkları zamanlardır.
Ortega Y Gasset

Murdar Gruplar, Murdar Zamanlar. - 7 


Bir önceki yazıda Müslüman kütlenin dev bir vücut olup, bu vücudun akıl ve iradeden yoksun olduğundan, kolayca güdülenip yönlendirilebildiğinden şikayet etmiştik. Keloğlan masallarındaki büyük akılsız devler gibi; iri kocaman cüssesine rağmen elini tutanın istediği yöne yönlendirdiği bir yığın.

Alanya gibi iri bir ilçede bile Müslüman kütlenin topladığı ders halkalarının sayısı kabaca 700’leri bulmakta. Buna birde her hafta Cuma için bir araya gelmeleri ve onlara verilen Cuma hutbelerini eklersek Müslüman kütlenin Alanya için iri hacimli bir potansiyel enerjiye sahip olduğu görürüz.

Anadolu topraklarında başka hiç bir hareketin böyle bir dinamizmi, böyle bir canlılığı, heyecanı,  gayreti, potansiyeli yok. Allah’ın rızasını ya da Cennetin yolunu keşfetmek için bir araya gelen bu kütlenin, toplum içinde bir alternatifi yok.

Ne yazık ki, Müslüman kütlenin Alanya’nın ahlaki, siyasi yapısı ve gelişimi üzerindeki bir etkisi de neredeyse yok.

Böyle bir enerji ve hareketin yok hükmündeki etkisi. Normal mi bu? Elbette değil.

Kücük kücük Gruplarin Murdarlastiklari zamanlar.

Maide suresindeki, önce Yahudilerin ardından Hıristiyanların kendilerini Allah’ın en sevdiği kulları, Tanrının oğulları, kurtulmuş hizip, fırka-i Naciye, özel, süper, muhteşem ilan etmeleri lanetlenerek, sakın siz öyle yapmayın uyarısı, bizim tarafımızdan hiç duyulmadı, duyulmuyor.

Kur’an’ın sürekli tekrarladığı, temel uyarı “kibirlenmeyin, büyüklenmeyin, kendinizi özel görmeyin” uyarısı Allah’u Ekber kelimesinde sloganlaştı. Yüce olan Allah’tır. Unutmayın. Allah.

Unuttuk.

Ortalık kurtulmuş, müstağni (hesap sorulmayacak) cenneti garantilemiş yüce mezhep, hizip, grup, cemaat ve bireylerle dolu.

Herkesin gözü başkasının üzerinde. Yazıyı okuyan ve hatta yazan kişi bile lafı üzerine alınmıyor. O da kendi dilini, meşrebini, mezhebini, grubunu, cemaatini Allah’ın dininin temsilcisi görüp diğerlerine cehennem halkı diye bakıyor. Kendi grubu ve hizbi içinde kendisinin kutsanmış, mutlak doğru, en hakiki, en iyi, fırka-i Naciye olduğunu düşünerek bazı ritüelleri öne çıkarıp, kendisi ile aynı mantık, ahlak, uslup içinde olanlardan ayrıldığını düşünüyor.  

Halbuki tüm grupların hayatı idrak edişleri, çevreye, zamana, maddeye, paraya bakışları aynı. Ne zamanı, ne parayı, ne gücü kullanma biçimlerinde bir fark var. Bu konularda ellerinde bir teklifleri, bir görüşleri hatta bunun olması gerektiği konusunda bir fikirleri bile yok.  

Aynı insan; üzerine cübbe giydirince, cübbeli, eline Kur’an verince mealci, Atatürk deyince Kemalist, yeşil takke takınca sofi, hilal bıyık bırakınca ülkücü, badem bıyık bırakınca nurcu, , parke giydirince sosyalist, Allah yok deyince ateist, Pekeke deyince PKK’cı oluyor. Hepsi aynı insanın modeli, ritüel ve sembollerde ayrılıyorlar.

Aynı yolun yolcuları, aynı menzilin müşterileri, aynı hedefin gidenleri oldukları halde üzerlerindeki kıyafetlerin güzelliğini öne sürerek yollarının en doğru yol olduğunu, kendilerinin ise seçilmişler (Tanrı’nın çocukları) olduklarını ilan ediyor.

En iyi olunca, Hakkın sesi olma iddiasının da sahibi oluryorsunuz. Siz en iyi iseniz Hak’kın temsilcisi olmanız doğal bir hak oluyor.

Kişi/grup kendisinin sınırlarının olduğunu, yanılabileceğini, yanıltılabileceğini, aldatıla bileceğini unutup kendi fikirlerini Allah’ın fikri ile özdeşleştirdiğinde, kendi zihninde geleneğin, bilgilerin, çevrenin ve zeka kapasitesinin etkisi ile oluşan Allah imajının, Alemleri yaratan Allah ile ayrı/farklı olduğunu idrak edemiyor. Kendi zihninden gelen düşünce ya da vesveseyi Allah’ın fikri gibi görmeye başlıyor. Farkında değildir. Ancak, Allah’a çağırırken kendine/cemaatine, Allah’ın rızasına derken kendi/cemaat rızasına, Allah’ın fikri derken kendi/cemaat fikrine çağırmaktadır.

Kişinin fikrini Allah’ın(doğrunun) fikri, sesini Allah’ın (doğrunun) sesi, dilini Allah’ın (doğrunun) dili kabul etmesi ona uymayan herkesi hainleştirir, mürtedleştirir, kafirleştirir. Siz “Hak” iseniz size karşı gelen hain, mürted, dönme, münafık, ayrılıkçı, sahve, Kafir olur.

Aslında yapılan Allah’ın devre dışı bırakılarak şahsın/grubun kendini Tanrı ilan etmesidir. Fikir onun fikri, dil onun dili, ses onun sesi iken bunu Allah’ın/Hakkın/doğrunun görüşü böyledir diye sunarak,  Allah’ın/doğrunun temsilcisi, kulu, oğlu rolü ile Allah’tan rol çalmaktır. Kulun haddi aşmasıdır. Adavettir.

İslam bu durumu yanılgıyı, yoldan çıkmayı düzelten dinin ismidir.


Kul hüvallâhü ehad.[i] Deki, O tektir. Başka doğruyu/Hakkı bilen, yanılmaz, Hüküm veren, hesap soran, mutlak yok. Ne bir akrabam var. Ne de seçtiğim, temsilci tayin ettiğim, adıma konuşmasını emrettiğim özel insanlar, gruplar var. Yalan söylüyorlar. Benim görüşlerimi değil, kendi düşüncelerini söylüyorlar. Benim adıma konuşanlar, benim adıma bilenler, benim adıma hüküm verenler, benim adıma ceza verenler, infaz edenler, öldürenler. Yalan söylüyorlarBen Samed’im, bunları yapmak için onlara da, başkalarına da ihtiyacım yok.

Her taraf kendi çıkarlarını, manevi hazlarını, psikolojik rahatsızlıklarını Allah’ın beklentisi olarak sunan gruplar, hizipler, bireylerle dolu. Bunlar toplumda Selamı, hayrı tesis etmeye çalışmıyorlar. Kendi istek ve hevalarını temin etmek için uğraşıyorlar, savaşıyorlar.  

Hayır üretilmiyor, işlenmiyor, beklenmiyor, özlenmiyor, ümid edilmiyor. Zihinler, ameller hayra dönük değil. Hayrın değil grubun/bireyin mefaatinin peşinde sürükleniliyor.

Eylem, amel  murdarlaşıyor, kirleniyor.

Allah adına bir araya gelip birbirimize vesveseler, zanlar, düşmanlıklar, kötülükler besleyen, büyüten hizipleriz. Cahiliyeyiz.

Ortega Y Gasset’e geri dönelim “Cahiliye ayrılmak, ilgileri kesmek temayülüdür. Bunun içindir ki, bütün cahiliye devirleri, insanların birbirlerinden ayrı ve birbirlerine düşman yaşadıkları, küçük küçük grupların murdarlaştıkları zamanlardır.”[ii]
                     
                      Ahmet H. ÇAkıcı


[i] İhlas Suresi 1. Ayet
[ii] Tercümenin orjinalinde cahiliye yerine Barbar kelimesi kullanılıyor.

Bu yazımı arkadaşlarınızla paylaşın

0 yorum:

Yorum Gönder