"Sosyal Bilimleri DüşünMEMEK"
eserini yazdığımda kitabın önsözünde "neden düşünMEmek?" diye
sormuştum.Yanıtım şöyle olmuştu: "Bir zamanlar
zihni özgürleştirdiği düşünülen" 19. Yüzyıl sosyal bilimlerinin
varsayımları, "bugün toplumsal dünyanın faydalı bir şekilde analiz
edilmesinin önündeki merkezi entelektüel engeller olarak işlev görüyor."Bugün 21. Yüzyıla geldik bu engeller olduğu
gibi hala önü...
(Muhterem Mustafa Kara Bey’e)
Ellerine yakışmayan çekiç ve
önlerinde yığılmış bir sürü paslı çivi ile hayalini kurdukları yerden çok
farklı bir yerdeymiş gibiydiler.
Sanırım kafalarındaki soru,
“İyi bir mutasavvıf, iyi bir Müslüman, iyi bir insan olmanın paslı çivi
düzeltmekle ne alakası var?” sorusuydu.
Beyefendi, tamir ya da ihya
ederken tarihi yapılardan sökmek zorunda kaldığı alattan mümkü...
Anlaşma mı istediniz?Teslim mi oluyorsunuz?Kalmadı mı hiç bir ümit?Ama ne kahramanlıktı be!..Terlikle nasıl tankların üzerine koşar insan?Eline almış bombayı, dişine kadar silahlı düşman askerleri arasında tank kovalıyo...
Konuya girebilmek
için uzun bir girişe ihtiyaç duyuyorum. Müsaadenizle…Anadolu ve ön Asya’nın BATI ile olan ölümüne, boğaz boğaza mücadelesi, sanırım son
2000 senelik dünya tarihin en önemli ve hiç gündemden düşmemiş başlığıdır. Batı
adına Doğunun yağması, Doğu adına bu yağmaya karşı konulması.
Batı ve Kuzey
Avrupa’nın güneşi kıt, çürük, küflü, rutubetli iklimi, değerli madenlerden
yoksun fakir ...

"Kendi eliyle bedenini köleleştirmeye
çalışanın aklı özgür kalsa da, kendi eliyle aklını köleleştirenin bedeni özgür
kalamaz."
Abdurrahman TAHA, Seküler AHLAKIN Sefaleti
s.227
İnsanın bedeni KÖLE kaldığında zihni ÖZGÜR kalabilir lakin insanın ZİHNİ köleleştiğinde bedeninin ÖZGÜR kalma ihtimali olamaz.
ZİHNİ kölelikten
kastı kişinin kendi HEVASINA, egosuna, kibrine,
bencilliği...
Batı medeniyeti son iki yüzyılda dünyaya yalnızca teknoloji
ve kapitalizmi değil, aynı zamanda -akla hayale gelmeyecek sayısız katliam
aracını, ikisi patlatılmış on binlercesi patlatılamaya hazır bekleyen atom ve
hidrojen bombalarını, sayısı binleri bulmuş katliamları, çevre felaketlerini,
kirletilmiş suları, zehirlenmiş hava ve toprağı, devasa çöp dağlarını, Kuzey-Güney
arasında korkunç boyutlar...
Sanırım Terry Eagleton’dı, “Bugünün insanının
bilmek diye bir sorunu yok. O, bilmesi gereken hemen her şeyi biliyor. Onun
daha çok bilmeye değil, bildiği o kelimeleri yeniden Peygamberi bir edayla dizmeye
ve kitleleri ikna edebilecek hâle getirmeye ihtiyacı var.” diyen.
Sanırım haklı; bilmenin bu kadar yüke dönüştüğü, anlamını yitirdiği bir çağın
daha önce yaşanıldığını sanmıyorum. Zira bilgi ar...
Ali Şeriati’nin bir kitabının ismi idi: “Bir Önünde Sonsuz
Sayıda Sıfırlar.….0000000000000001”
Eğer sıfırlar 1’in önüne geliyorlarsa ne kadar çok olurlarsa
olsunlar hiçbir değere isabet etmezler. Eğer sıfırlar, 1’in ardında iseler o
zaman 1’le birlikte sayıları arttıkça kıymetleri de katlanır. Kitap yanlış
hatırlamıyorsam sayıları neredeyse 2 milyarı bulan Müslümanların kendilerine
değer katabil...
Hiç bir şeye sahip olmayanın elindeki alınacak.Matta İncili, 25:29
Jean Baudrillard, Neden Hala Her şey Yok olup Gitmedi, s:1
Acayip bir cümle, anlayabildiğimiz kadarı
nasıl anlatalım bilmiyorum.Eğer Karanlığı bilmiyorsanız AYDINLIĞI
bilemezsiniz.Eğer soğuğu bilmiyorsanız sıcağı da
bilemezsinizEğer denizin dışını bilmiyorsanız
denizin de farkına varamazsınızEğer ŞERRİ bilmiyorsanız, HAYIR da si...
“Havaya fırlatılan taş, konuşabilseydi, kendi arzusu ile yola çıktığını
söylerdi”. Spinoza...Müsaadenizi istirham ederek asıl konuya uzun bir giriş
yaparak gelmek istiyorum. Öncelikle çok genel olarak süreci özetleyelim: Malumunuz 7 Ekim Aksa Tufanı Operasyonundan sonra İsraille
İran arasındaki gerilim yükseldi. Bunun makul sebepleri var: Bizzat Hamas’ın
üst düzey yetkililerinin açıkladıkları gib...
Tekke 25- Bu Adamları
Anlamıyoruz! Başçı İbrahim Efendi
Şu, 1400 senedir keşfedilememiş ayetleri keşfetme
seanslarından birindeydi.
“Bilirsiniz” deyip önce ayeti okudu. Ardından ayetin içinde
geçen kelimelerden birine ne siyakı ne de sibakı ile uyuşan acayip bir mana
verdi. Hiç Arapça bilmemesine rağmen bu yöntemle keşfettiği yeni anlamı
heyecanla Beyefendi’ye anlatmaya başlad...
KABALIK Devletten
Bulaşıyor
Biz de kaba olan devlettir; Görgüsüzlük, nezaketsizlik hatta
gösteriş devletten halka sirayet eder.
Adliyedeyiz. Ufak bir trafik kazası için ifadelerimiz
alınacak. Sert adımlarla 35-40’larda biri giriyor içeri. Diğer memurların ciddileşmesinden
beklenen kişi olduğu anlaşılıyor. Kendisini bekleyenlere kendini tanıtmaya
ihtiyaç hissetmeden doğrudan sorgulama işine giri...
Komplo kelimesi Türk Dil Sözlüğünde
“topluca ve gizlice yürütülen plan” olarak tanımlanıyor. Ancak konu hakkında
yazılan yazılara bakınca anlamın bundan ibaret olmadığı da anlaşılıyor. Kabaca
bunları kendi kelimelerimle özetlemeye çalışırsam: “Gerçek olmayan ya da
hakkında yeterince delil olmayan, içinde sıradan insanların anlayamayacağı özel
simgeler ve mesajlar barındırdığı iddia edilen, insanl...
Beyefendinin âdeti böyle…
Bayram namazını Üftade Camiinin girişinin sol tarafından çok
dar bir merdivenle çıkılan yukarı mahfilde kılar. Namazın ardından eş, dost
birkaç muhibban ile o küçücük mahfilde halka çevrilip salavatlar eşliğinde bayramlaşılır.
Sonrasında Üftade Hazretlerinin kabri ziyaret edilip kısa
bir zikrullah geçilerek eskiden Sa’diyye tarikinin mensuplarının devam ettiği Dondurm...
*Bildiğiniz kelimeleri tekrar etmeden konuya giremeyeceğim.
2005 ile 2020 yılları arasında sadece öldürülen Filistinli
ÇOCUK sayısı 3 Bin 97, yaralı çocuk sayısı ise on binleri geçmişti. 2015-2020
yılları arasında 7 binden fazla çocuk gözaltına alınmış, içlerinden bazıları 10
yıldan fazla hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu çocukların büyük çoğunluğu
Kudüs’ün işgal altında olan kesimindendi. Çocuk...
Ey gönül umma vefâ bu
dehr-i sitemkârı denîden,Bir yudum suyu dirîğ eylemiştir evlâd-ı Nebi’den
(Ey Gönül, sakın bir şey umma bu zalim dünyadan
Bir yudum suyu esirgedi Peygamberin bile evlâdından)
Gece Resülullah eve gelmeyince Ebu Talip iyice endişelendi. Olabileceğini
tahmin ettiği her yere adam yolladı. Ancak hepsinden olumsuz haber geldi. Gün aydınlanmaya
başladığı hâlde hâlâ Muh...

Kadın Kocasını Neden Evden Atar?(Bu yazı Hertaraf Haber sitesinde 3 ğarça halinde yayınlanmıştır)(Yazının bütünlüğünü sağlayabilmek adına daha önceki
yazılarımızda zikrettiğimiz bazı kelimeleri bu yazıda da tekrarlamak zorunda kaldık. Öncelikle
önceki yazıları takip edenlerden sabır ve özür diliyorum.)
Konuyu biraz takip edenler 6284 no’lu kanun çevresinde ciddi bir tartışmanın
olduğunu bi...
Bana sorulsaydı insanı;"unuttuğunu unutan varlık" diye tarif ederdim. İnsan kelimesinin nereden türemiş olduğuna dair kanaatimi ise - yakınlık arkadaşlık anlamındaki- ÜNS kökü yerine -unutmak anlamındaki- NİSYAN kelimesinden yana kullanırdım. Çünkü insan unutmaması gerekeni UNUTABİLEN bir varlıktı...
“Sözüm Var, Hiçbir
Kadını Bir Erkeğe Muhtaç Etmeyeceğim”
Hemen hemen her siyasinin dilinden duyulabilecek bir cümleyi
duymuştuk seçimin son günlerinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan: “Sözüm var, hiç
bir kadını bir erkeğe muhtaç etmeyeceğim[1]”.
Bir slogan olarak özellikle hanımefendiler adına çok sempatik
duran bu kelimeyi müsaadenizle biraz irdelemek istiyorum. Zira bazı kelimelerin,
zihn...
Daha iyi bir gelecek için
umut var edemeyen adaletsiz toplumlarda ortaya çıkan en belirgin şey,
kötülüktür.[2] Papa Francis, Evangelii Gaudium Vaazı
Bildiğiniz meseledir: Eskiler Kur’an’ı
Kerim’de[3] Kehf Suresinde ...
Mümkün değil!*
- Abi, arayacak başka kimsem yok.
Adana’ya kadar gelebildik. Geceyi birçok depremzede ile birlikte Sabancı
Camiinde geçirdik. Terminale gitmek istiyoruz. Bize yardımcı olabilecek kimseyi
biliyor musun?
On bir kişiler. Karı koca iki çocuk, dede ve nine, belden
aşağısı tutmayan sonradan özürlü abi, karısı, çocukları ve iki komşu. Geceyi
geçirdikleri Sabancı Camii’nde ...
Küçük Güzeldir ve Yeni Dünya
Düzeni-1Tüketim ÇılgınlığıEn
açık gerçekler, en kolay unutulanlardır.R.H.
Tawney Amerikan Beyaz Taçlı Serçeleri göç mevsiminde
Alaska’dan Meksika Körfezine sadece 7 günde uçarlar ve bu yolculuk boyunca hiç
uyumazlar. Bu durumu fark eden Amerika Savunma Bakanlığı başta Wisconsin’in
Madison kentinde olmak üzere birkaç üniversite ve araştırma enstitüsünü
Pentagon’un...
150
Yıldır Sonu Gelmedi: Yeniden Takrir-i Sükun. (Dezenformasyon Yasası)Asıl
konuya girmeden çok da eski olmayan bir hatırayı hatırlatalım.
CHP’li vekil “iyi de” dedi: “Bizim seçmen için sorun yok.
Ya siz bu Sözleşmeyi kendi seçmeninize nasıl anlatacaksınız?”
Muhtemeldir ki, CHP’li vekilin neyi ima ettiğini anlamamıştı birçok Ak Partili
veki...
Ulus devletlerde vatandaşları iki kategoriye ayırmak pekâlâ mümkündür.Birinci Grup: “Devleti Sevenler“.İkinci Grup: “Devleti Sevdiğini İspat Etmesi Gerekenler” yani Şüpheliler.Birinci gruptakiler “doğal olarak”, doğuştan devleti
sevenlerdir. Devleti seviyor olmak, onların kanlarında vardır, kendilerine
engel olamazlar. Devleti ne denli sevdiklerini ispat edemezler zira bu sevgi ne
yerdedir, ...
Tezgâhtar, hani şu “Anasının Gözü” denilen tiplerdendi. Tecrübe kazansın diye
mağazaya girdikten sonra kendi başına bıraktığım çocuğu avucunun içine alması
için birkaç kelimesi yetti. Uzun süredir satamayıp elinde kalmış olduğunu anlamanın
büyük bir yetenek gerektirmediği bir ürünü, benzerlerinin 2 katı fiyata
bizimkine sessizce pazarlamasını takdir ve hayranlıkla ama sessizce seyrettim.
Pa...
BBC boşanmalarda kadın boşanmalarının erkek boşanmalarına oranla çok daha
fazla olmasına dikkat çekerek bir haber yapmış. Habere göre ABD'de
50 eyaletin tamamında herhangi bir neden göstermeden "canım ayrılmak
istiyor" diyerek ayrılmak mümkün. Boşanmalardaki bu serbestiyet ve
kolaylık kadın boşanmalarını %70'lerin üzerine çıkarmış ancak Üniversite
eğitimi almış kadınlarda oran daha da yükselerek ...

Merve Çakır Gök isimli bir hanım efendi, 19 Mayıs
törenlerinde folklor gösterisi yapacak 9 yaşındaki kızına giydirilecek kıyafeti
sosyal medyadan, "fahişe kıyafetine benzer bir kıyafet" diye tanımlayıp,
protesto etmiş ve çocuğuna bu kıyafeti giydirmeyeceğini duyurmuş.[1]Bunun üzerine
100'lerce kız, erkek, örtülü, örtüsüz MEDYA EĞİTİLMİŞİNİN hakaretine uğramış. Müsaadenizle birkaç maddede derdimiz...
Modernite, insani tüm hallerin, tepkilerin, davranışların,
komplimanların, düşüncelerin, kıyafetlerin, evlerin, caddelerin, şehirlerin
hatta gülmelerin, ağlamaların tek düze bir zemine indirgendiği çağın ismi. Bu merhametsiz
ve maddeye tapan çağ bizi sanki başka bir hayat modeli, başka bir düşünce
sistemi, başka bir değerler hiyerarşisi ihtimali mümkün değilmiş gibi alternatifsiz
bir zemine mahkû...
An’ın Aklı Yetmez!İlahiyat fakültesi mezunu dostumuz, bir cemaatte hocalık yapan arkadaşını
ziyaret için görev yaptığı öğrenci yurduna gidiyor. Hoca Efendi sohbet esnasında
“Üstat, senin ağzın laf yapar. Çocukları
toplasam da onlara birkaç kelam etsen” diyor. Bizimki “Tamam” deyince çocuklar toplanıyor. Ama bizim arkadaş dersin
başında Hoca efendiye, “Çocuklarla rahat
rahat sohbet etmek ist...
Uzun zamandır toplumda
moda: Karı koca birbirlerine “Hayaatıım” diye sesleniyor.
Hâlbuki Cumhuriyet döneminde Arapça “hayat” kelimesi günlük dilden düşsün diye yerine
“yaşam” kelimesi yerleştirilmeye çalışılmıştı. Birçok yerde “yaşam” kelimesi
“hayat” kelimesinin yerini almayı başardı ama iş “hayatım” kelimesinin yerini
almaya gelince boşluğu dolduramadı.
Kulaklarımız, “Yaşamım” kelimesini garip...
Abdülvehap El Messiri İslam Dünyasının içinden olup hem içinden geldiği coğrafyayı hem Batıyı iyi bilen ve dünyayı çok yakından takip edebilen, kimliğini kaybetmemiş ciddi kalemlerimizden biriydi.Türkiye kamuoyunun ne yazık ki yeterince tanımadığı bu isme, hacmi küçük ancak çok ciddi kelimelere sahip bu eseri ile dikkat çekmek istiyoruz. Özet, kitaptan sanal ortama alıntıladığımız kısa pasajlar v...

Kapitalizm düz anlamı ile dindir. Ne mütarekeyi ne de
selameti tanımadığı için yeryüzünün en vahşi, en acımasız en akıl dışı dinidir.
Walter Benjamin 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletlerindeki tüm birikimlerin ortalama
%33’lük kısmı zenginlik sıralamasında en tepedeki %1’lik ‘süper zengin’ kesime
aitti. %9’luk ‘zengin’ kesim ise ABD’deki tüm birikimlerin %27’sini elinde
tutuyordu. Geri k...

Kapıdan girdiğinde yüzü asıktı Ali amcanın. Kendi kendine biri ile tartışıp
duruyordu. Ferit amcanın aksine çok uyumlu ve munis bir yapısı vardı. Muhabbet
ilerleyince, “Akşama gelin, yarenlik
edelim, mangalda çay demleyim size. Köyde kalıyom, yalnızım” dedi. “Hayırdır. Teyze gelmiyor mu seninle köye?”
dedim. Yumuşayan kaşları, yine çatıldı: “Yok
beyaa” dedi, “Ben ona küsüp gidiyom
köye”. “Küsme t...

“Tamam” diyor “Sözleşmede eşcinsel
atıflar vardı ama bu ülkede kadınlar öldürülmeye devam ediyor. Sadece eleştirmekle olmaz, çözüm için bir şey
söyleyen yok.”Üstadım farkında değilsiniz ancak henüz neyi tartıştığımızı anlamamışsınız.
Bana birkaç kelam için müsaade eder misiniz?Öncelikle Güzel Ablam, İstanbul Sözleşmesi iptal edildi ancak kadınların erkekleri
diledikleri an sokağa atabildikl...

Ayıbımız FAŞ oldu
Kimsenin ölmeye vakti yok
Toplu ölümler çağında
Hep beraber kokacak ruhu insanın
Mahmut YavuzYaşı 70’i aşmış olan Kadiri Şeyhi Safiyüddin Erhan Bey’e
pandemi meselesi gündeme geldiğinde çevresindekiler soruyor: “Efendim, tedbir alacak mısınız?”, “Aldık ya!” diyor. “Efendim, ne tedbir aldık?” diye soruyorlar; “Biz” diyor, “Hz Resulün
hayatına ve Sünnete bakarak tedbir alırız. ...

Eğer müsaade ederseniz bu konuda bir kaç
kelime etmek istiyorum. Derdim bir fikri size kabul ettirmek değil. Bu nedenle
“Kandiller var idi, yok idi” diye ayetler ve hadisler getirerek herhangi bir
iddiayı ispatlamaya çalışmayı düşünmüyorum. Sadece bu konunun çok daha farklı perspektifleri
ve boyutları olabileceğine işaret etmek istiyorum.1- İmam Gazali Asr Suresinin ilk ayeti
olan "Asra (zamana) ...
Byung Chul Han ağır
ağır duvarını ören bir duvar ustası gibi her kitabı ile Modern dünyaya dair eleştirilerine
bir tuğla daha ilave ederek duvarını örmeye devam ediyor. Psikopolitikada toplumların
artık Foucault’un iddia ettiği gibi biyopolitika ile yönetilmediklerini –buna ihtiyaç
kalmadığını-, gelişen teknoloji ile 360 derecelik bir açı kazanan banoptikonlar
üzerinden toplumların içten gelen şi...
Yıllar
önceydi bir grup arkadaş bir iş keşfetmişlerdi. İşe, bir arkadaş helal olmadığı
gerekçesi ile itiraz etti.Arkadaşlar,
çok saygı duyulan bir hocaya mail atarak işin caiz olup olmadığını sordular.Artık
arkadaşlar, fetvayı nasıl sormuşlarsa, nasıl ifade etmişlerse, hocadan
"işin yapılabileceğine dair cevaz" niteliği taşıyan bir cevap
geldiğini söylediler.Arkadaş,
yine de itiraz etti. Onlar da...

Ağır Emanet
Biz insanı kurutulmuş
çamurdan yarattık.Hicr 26
(Yazının baş tarafı “Nari mi Turabi mi?”
isimli yazımızdan alınmıştır.)Sahabe, mü'minlerin göz nuru Hz Resul’e ““Ya Resulüllah, hepimizi seversin,
hepimize yanında mevki verirsin lakin Ali bir başka. Nereden gelir Ali’nin
kıymeti?” diye sorar: Hz Peygamber, “Size kötülük edene
iyilik edebilir misiniz?” der. “Evet, ya R...

Vakti zamanında muhafazakâr bir cemaat dergisi, ABD'de birilerinin Kur’an’ı
bilgisayara verip müthiş bir keşif yaptığını, Kur'an’ın matematiğe dayalı bir sistemin
üzerine oturduğunu keşfettiklerini, bu mucizevi sistem sebebiyle Kur’an’a bir harf
eklenip, çıkarılamayacağını haber yapmıştı. O devirde tüm İslamcı basın bu
haberi neredeyse manşetten girdi. Konu İslamcı çevrelerde sevinerek ve öğünere...

İstanbul Sözleşmesine İtiraz Edenlere İtiraz 4*- Sözleşmenin Alternatifini Yazılabilir mi?
“İstanbul Sözleşmesine alternatif metni siz yazın!” diyorlar.
Böyle bir metne bizim yani Müslümanların alternatif metin yazma imkânı yok. Bu mümkün değil! Diyoruz.
Şöyle ki...

Bu yazı Hertaraf haber sitesinde (https://hertaraf.com/haber-imaj-kevin-robins-derleyen-ahmet-hakan-cakici-4852) yayınlanmıştır.
İmaj – Kevin Robins
Varsayın ki bir oyunun içindesiniz ve oyun boyunca “bir sürü insanı öldürüyor, insan, hayvan ne çıkarsa eziyor, şehirleri bombalıyor, ormanları yakıyor, milyonlarca kuş vuruyor, kumar oynuyor, girilmeyecek yerlere giriyor, cinsel oyunlar oynuyorsu...
Kevin
Robins’in AYRINTI Yayınlarından çıkan IMAJ isimli eseri, tercümesinin
zayıflığına rağmen okunmaya değer nitelikte.
Robins,
bu eserinde “insanın ayaklarını yerden kesen ve mutlak bir iktidar duygusu yaratan”
imaj teknolojileri üzerine kurulu dünyayı sorguluyor. Ona göre, her şeyden önce ortada “yeni
“olan bir şey yoktur. Olan her şey bir önceki ve daha önceki dönemlerden gelen
z...

İstanbul Sözleşmesine İtiraz Edenlere, İtiraz Edenlere, İtiraz -3
İYİnin düşmanı KÖTÜ değildir, İyinin
düşmanı DAHA İYİdir. DAHA İYİ’nin düşmanı ise MÜKEMMELdir.
Hiçbir dolandırıcı, sahtekâr “elimizdekini” alırken bize “KÖTÜ”yü vaat etmez. O
bize elimizdekinden “DAHA İYİ”sini vaat eder. Biz “DAHA İYİ”nin vaadini duyduğumuzda
elimizdeki “İYİ”ye düşman oluruz. Gelecek 100 Bin lirayı duyunca e...

Bizim kanaatimize içinde bulunduğumuz sürecin 3
önemli sonucu olacak.
1- Yapay zekâ ve otomatizasyon sistemlerinin yaygınlaşmasına direnen Ulus
Devletlerin direnci tamamen kırılmış gibi duruyor. Kanaatimizce bu süreç
gittikçe yükselen bir ivme ile devam edecek. Bize göre bunun anlamı çok büyük
kitlelerin işsizliğe ve sefalet çizgisinin altına savrulacağıdır. Özellikle
büyük şehirlerin, çok da u...
Açıklama için **
Nida Dergisi, HAziran 2020 sayısında yayımlanmıştır.
“Seküler sosyal ilaçlardaki sıkıntı,
uygulandıkça hastayı daha da hasta etmesidir. Batı'da bugün bunu ifade etmek,
yani yeni aristokrasilerin bize parlak ve özgürleştirici bir ütopya getirmek
şöyle dursun sosyal hastalıklarımızı daha da kötüleştirdiğini söylemek, küfür
kabul edilmektedir[2].
Conor Cruise O’B...

İtiraz 2- Yüz elli Yıllık Masal: Batının ilmini alacağız,
ahlakını değil!
Son yüz elli yıldır Batı karşısında aldığımız ağır
yenilginin altından kalkmak ve yenilmişlik kompleksinden kurtulmak için
ürettiğimiz ancak hiçbir gerçekliğe tekabül etmediğini bugün fark ettiğimiz bir
slogandır; “Batının ilmini almak, ahlakını almamak” . Bu sloganla yol aldığımız
150 yıllık süreçte silah sanayiinde, ...
İstanbul Sözleşmesine İtiraz Edenlere, İtiraz Edenlere, İtiraz -1
Sayın Zeki Bayraktar, Ali Aktaş beyefendinin sosyal paylaşımlarından aldığını iddia ettiği kelimelerle İstanbul Sözleşmesine gelen eleştirilere itiraz etmiş: Ali Bey'in Sözleşmeyi tam 3 kez okuduğunu, Sözleşmenin eşcinselliğe sadece 2 yerde atıf yaptığını, 6284 no'lu kanun iptal edilmediği sürece Sözleşmeye itiraz etmenin boş iş olduğunu, 6284 no'lu kanunun ise son derece yerinde olduğunu, toplumun içindeki yozlaşm...

Naomi Klein, "Şok Doktrini" eserinde
Kapitalizmin gücünü ve servetini, "serbest rekabet ortamında, demokrasinin
nimetlerinden faydalanarak, ticaretle kazandığı” yalanının üzerindeki örtüyü
kaldırıyor. Batı’da biriken servetin kaynağının emek ya da ticaret değil, 400 yıl süren yağmacılığın -daha sofistike yöntemlerle- devam ettirilmesi olduğunu iddia ediyor. Geçmişte olduğu
gibi bugün
de Güney
A...